İskenderiye Feneri

iskenderiye feneri
İskenderiye Feneri Gravürü

M.Ö. 274 yılı cıvarında Mısır tahtında Ptolemaios II vardı. Bu firavun, tahtını kuvvetlendirmek için, bütün kardeşlerini öldürttüğünden, bir ironi olarak, “ Philadelphos “ (kardeşlerini seven) diye anılır. Bu firavun zamanında İskenderiye her bakımdan olağan üstü gelişmişti. Ptolemaios II, Eski Ahid’i, İskenderiye’ye yerleşip İbraniceyi unutan Yahudiler için Yunancaya çevirtti. Bu çeviriye “ Septant “ dendi. Daha önce gördüğümüz ve

Keltlerce öldürülen Keraunos, bu firavun’un oğluydu. Ptolemaios II, dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen İskenderiye fenerini de yaptırdı.
Dünyanın en büyük deniz gücünü elinde bulunduran Ptolemaios II, İskenderiye fenerini gemicilerin sağ sağlim evlerine dönebilmeleri için yaptırtmıştı. Yunanistan ile çok yoğun ticareti olan Ptolemaiosler için bu fener bir zorunludu.
Yüksekliği 117–135 m arasındaydı. Muhtelif kaynaklarda bu yükseklik için tam bir anlaşma henüz sağlanmamıştır. Ancak 40 katlı bir bina kadar yüksek olduğunu varsayabiliriz. M.Ö. 285–246 tarihleri arasında yapılan feneri antik dünyanın 7 harikasından biri yapan yüksekliğinden çok geceleri 70, gündüzleri 35km uzaklıktan görülebildiği iddia edilen ışığıydı. Bu ışık fenerin tepesine yerleştirilen tunç ayna veya aynalarla elde ediliyordu. Fener gündüz güneş ışığını odaklayıp yansıtarak gece önünde yakılan ateşlerin ışığını yansıtarak gemicilere yol gösteriyordu. Böyle bir düzeneğin gece 70 km mesafeyi aydınlatması abartma gibidir, ancak hesaplar 50km kadar bir huzme olabileceğini varsaymaktadır. Hatta bazı efsanelerde bu huzme ile düşman gemilerin yakıldığı bile anlatılır.
Fener depremler fırtınalar sonucunda üstten başlayarak uzun yıllar içinde yıkıldı. Arapların Mısırı aldığı yıllarda bile fenerin kullanılabildiği ama Arapların başkentlerini İskenderiye’den Kahire’ye taşımaları sonucunda dev aynalar yok omuş ve bakımsızlıktan yıkılmaya terk edilmiştir. En sonunda kalan alt gövde de M.S. 1480 de Memlukların aynı yerde yaptıkları kalenin inşaatında kullanıldı.
Fenerin resmi eski Yunan ve Roma paralarında Fenere ait bilgiler birçok antik kaynakta aktarılır. Ancak fenerin hala ayakta kalabilmiş bölümlerini M.S. 1166 da Arap gezgini Ebu Haccac el-Endülüsi gezmiş ve çok detaylı ölçüler vererek anlatmıştır. Yapılan hesaplama ve temsili resimlerde bu kaynak önemli bir yer tutar.
Anlatmakta olduğumuz dönemde dünyanın en büyük deniz gücü Ptolemaios’un elindeydi. Bu donanma, denizin asayişini sağladığı için ticaretten pay alıyor, uzak denizlere giderek keşiflerde bulunuyor, sahil kentlerini vergiye bağlıyor, Mısır’ın önemli bir savunma gücü ve gelir kaynağı olarak görev yapıyordu.
M.Ö. 266 yılına gelindiğinde Pontus Kralı öldü. Pontos (Pontus) kralı 1. Mithradates, öldüğünde, daha önce krallığına ortak ettiği, oğlu Ariobarzanes hükümranlığa devam etti. Onun esas işi Keltlerle sürekli savaşmak oldu.
Bergama devletinin kurucusu Filetairos, M.Ö. 263 yılında ölünce, yerine yeğeni 1. Eumenes geçti. Seleukosların, buldukları ilk fırsatta, hakları gördükleri Bergama’ya saldıracakları belliydi. 1. Eumenes, Lysimakhos’tan kalan hazinenin bir kısmını harcayarak, ordusunu paralı askerlerle daha da kuvvetlendirdi.
Hakikaten, bir yıl içinde, Seleukos kralı 1. Antiokhos, Bergama’ya saldırdı. Savaşı 1. Eumenes kazandı. Bundan sonra, Bergama ile Seleukosların bağları tamamen koparak, Bergama biraz daha yayıldı. Eski Aiol kent devleti topraklarının büyük bir kısmı Bergama’nın (Pergamon) eline geçti.
Pontos kralı Ariobarzanes’in, M.Ö. 255 yılında, ölümünden sonra, Pontos tahtına 2. Mithradates geçti. M.Ö. 255 yılı, hem Pontos kralının ve hem de Bitinya (Bithynia) kralı Nikomedes’in öldüğü yıldı. Nikomedes ölürken, arkasında kentleri kalkınmış bir Bitinya bırakmıştı. Nikomedes’in ölümü üzerine Bitinya kralı, oğlu Ziaelas oldu. Genelde, Ziaelas, babasının siyasetini devam ettirmiştir. Onun döneminde de Bitinya devlet sınırları, az da olsa büyümeye devam etmiştir.
M.Ö. 250 yılında Baktria Seleukos devletinden ayrıldı. Yine bu tarihlerde Parthlar eski Pers topraklarını ele geçirmeye başladılar. Bu konu ilerde tekrar ele alınacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir